VEFA İMANDANDIR
Muhterem Müslümanlar!
İnsanı Allah’ın rızasına ulaştıran, dünyada
mutluluğa kavuşturan hasletlerden biri de vefadır.
Vefa; sevginin, saygının, sadakatin ve fedakârlığın
göstergesidir. Kişinin sözünde durması, iyiliğe
iyilikle karşılık vermesidir. Düştüğünde elinden
tutup kaldıranları, sevindiğinde mutlu olanları,
üzüldüğünde gözyaşını silenleri unutmamasıdır.
Vefa; menfaatin değil muhabbetin, nefretin değil
affın, zulmün değil adaletin yanında olmak,
kardeşlik ahlakını ve hukukunu kuşanmaktır.
Değerli Müminler!
Vefanın en yücesi; elest bezminde Yüce
Rabbimize verdiğimiz sözümüze sadık kalmak, bir
ömür boyu O’na kul olmaktır. “…Kim Allah ile
olan ahdine vefa gösterirse Allah ona büyük bir
mükâfat verecektir” 1 müjdesine nail olmak için
Cenâb-ı Hakk’ın emirlerine itaat etmek, nimeti
şükürle, imtihanı sabırla karşılamaktır. İmanla
gönlümüzü, ilimle aklımızı, zikirle kalbimizi, tövbe
ile ruhumuzu, Kur’an’la hayatımızı huzura
erdirmektir.
Kıymetli Müslümanlar!
Cenâb-ı Hakk’a gösterilen vefadan sonra en
kıymetli vefa, Fahr-i Kâinat Efendimiz (s.a.s)’e
gösterilendir. “Andolsun, size içinizden öyle bir
peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız
ona ağır gelir. O, size çok düşkündür. Müminlere
karşı şefkat ve merhamet doludur” 2 ayetinde
buyrulduğu üzere, biz ümmetine çok düşkün olan
Allah Resûlü (s.a.s)’e iman etmek, onu ve ehl-i
beytini çok sevmek vefamızın gereğidir. Onun
sünnetine tabi olmak, hak ve hakikat mücadelesine
sahip çıkmak, mübarek ismi anıldığında salavât-ı
şerife getirmek Peygamberimiz (s.a.s)’e olan vefa
borcumuzdur.
Aziz Müslümanlar!
Vefa; aynı zamanda ailemize sadakat,
büyüklerimize hürmet, çocuklarımıza şefkat
göstermektir. Vefa bazen; kan vererek, organ
bağışlayarak bir kardeşimizin derdine derman,
yakınlarına umut olmaktır. Bazen de bir fidanı
toprakla buluşturmaktır.
Bunun yanında, İslam’dan neşet eden
medeniyetimize ve kültürümüze sımsıkı sarılmak,
milli ve manevi değerlerimize sahip çıkmak bir
vefadır. Cennet yurdumuzu bize vatan kılan aziz
şehitlerimizi, ahirete göç eden kahraman
gazilerimizi ve bütün geçmişlerimizi hayırla yâd
etmek ecdadımıza bir vefa borcudur.
Kıymetli Müminler!
Vefa duygusunun azaldığı, kadirbilmezliğin
yaygınlaştığı yalan dünyada vefaya sahip çıkmak;
“Ahde güzel bir şekilde vefa göstermek
imandandır”3 hadis-i şerifinde işaret edildiği üzere
imanımızın bir gereğidir. Bugün bir vefa muhasebesi
yapalım. Yüce Rabbimizin bize verdiği sayısız
nimetlere karşı vefa borcumuzu eda edebildik mi?
Anne ve babamızın, eş ve çocuklarımızın, akraba ve
komşularımızın gönüllerine dokunan iyi bir insan
olabildik mi? İçinde yaşadığımız topluma bir vefa
borcu olarak yetim ve öksüzlerin başını okşayabildik
mi? Bir hastanın, bir çaresizin derdine merhem
olabildik mi, bir muhtacın yardımına koşabildik mi?
Bir yaşlının yalnızlığına çare olabildik mi, engelli
bir kardeşimizin hayatını kolaylaştırabildik mi?
Evet, kıymetli kardeşlerim! Bir insan olarak
sorduğumuz bu sorulara müspet cevaplar verebilmek
temennisiyle hutbemizi Peygamber Efendimiz
(s.a.s)’in şu mealdeki hadis-i şerifiyle bitirmek
istiyorum: “Emanete riayet edenin imanı
olgunlaşmıştır, ahde vefa gösterenin ise dini
kemâle ermiştir.”https://dinhizmetleri.diyanet.gov.tr/Documents/Vefa%20%C4%B0mandand%C4%B1r.pdf
Üzgünüz, herhangi bir yanıt bulunamadı.