SILA-İ RAHİMLE BEREKETLENEN TATİL
Muhterem Müslümanlar!
Yüce dinimiz İslam, bizden; yaratılışımızın
hikmetini, varlığımızın gayesini unutmadan bir hayat
sürmemizi ister.Nerede olursanız olun Allah sizinle beraberdir.”1 ayeti
gereğince her an Rabbimizin huzurunda olduğumuz
şuuruyla hareket etmemizi emreder.
Aziz Müminler!
İslam’ın hassasiyet gösterilmesini istediği
hususlardan biri de çalışma ve dinlenme hayatıdır.
Dinimize göre çalışmak ne kadar önemli ise istirahat
etmek de aynı ölçüde önemlidir. Nitekim Yüce
Rabbimiz, “Geceyi istirahat etmek için üzerinize örtü
yaptık. Gündüzü de çalışıp geçim temin etme zamanı
kıldık.”2 buyurarak bu hakikate dikkatlerimizi
çekmektedir. Dolayısıyla Müslümanın; dinlenmeye,
zihnen ve bedenen toparlanmaya, ruhen arınmaya,
ailesiyle birlikte nitelikli zaman geçirmeye de ihtiyacı
vardır. Ancak unutmayalım ki; Müslümanın çalışması
da, dinlenmesi de, tatili de, eğlenmesi de meşru, ahlaki
ve helal sınırlar içerisinde olmalıdır. Müslüman,
dinlenirken de zamanını boş geçirmemeli, kulluk ve
sorumluluk bilincini daima muhafaza etmelidir. Cenâb-ı
Hak hutbeme başlarken okuduğum ayetlerde bu gerçeği
bizlere şöyle haber vermektedir:
işi bir halde O
bitirince hemen diğerine koyul ve yalnızca Rabbine
yönel.”
3
Kıymetli Müslümanlar!
Yüce Allah Kur’an’ı Kerim’de müminlerin
özelliklerinden bahsederken şöyle buyurur: “Müminler
gerçekten kurtuluşa ermiştir. Onlar ki, namazlarını
huşu içerisinde kılarlar. Onlar ki, faydasız işlerden
ve boş sözlerden uzak dururlar.”4 Bu ilahi uyarı
bizlere, hayatımızı; dünya ve ahiretimiz için faydalı
işlerle değerlendirmemiz gerektiğini hatırlatmaktadır.
Ne yazık ki günümüzde bazı tatil
organizasyonları, Allah’ın hükümlerini hiçe sayan,
helal haram hassasiyetinden uzak, lüks ve israfın
zirveye ulaştığı, nefsani arzu ve isteklerin sınır
tanımadığı bir hâl almıştır. Böyle bir tatil anlayışının
dinimizde asla yeri yoktur.
Aslında tatil; tembellik ve miskinlikle, gaflet
içinde geçirilen zamanlar olmamalı; aksine, farklı ve
faydalı meşguliyetlerle verimli bir dinlenme fırsatına
dönüştürülmelidir. Yeryüzünde gezip dolaşarak Yüce
Rabbimizin kuvvet ve kudretini tefekkür etmeye,
kâinata ibret ve hikmet nazarıyla bakmaya vesile
olmalıdır. Bu bilinçle yapılan tatil, sadece dinlenmek
değil, aynı zamanda bir eğitim ve bir ibadettir.
Değerli Müminler!
Tatil; memleketimizi, köyümüzü, şehit kanlarıyla
yoğrulmuş cennet vatanımızın tarihi ve doğal
güzelliklerini çocuklarımıza tanıtmak için bulunmaz bir
fırsattır. Tatil, anne babamızın hayır duasını almak,
akrabalarımızla hasret gidermek için güzel bir
imkândır. Evlatlarını ve torunlarını özleyen, onların
yolunu bekleyen anne babalar için de bir sevinç
kaynağıdır. Bugün, nice anne baba evlatlarının, nice
dede ve nine torunlarının yollarını gözlemektedir. Bir
çift söze, bir selama, bir muhabbete hasret kalan nice
büyüklerimiz var. Müslümanın Allah’a itaatten sonra
yapması gereken en önemli görevi; anne babasına
hizmet etmek, onların maddi ve manevi her türlü
ihtiyaçlarını gidermektir. Onları yalnızlığa ve
kimsesizliğe terk etmemek, onların gönüllerini
kazanmaktır. Zira Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in bu
husustaki uyarısı gayet açıktır: “Rabbin hoşnutluğu,
anne babanın hoşnutluğuna, Rabbin öfkesi de
anne babanın öfkesine bağlıdır.”5
Aziz Müslümanlar!
Tatiller, çocuklarımızın dinî, sosyal ve kültürel
gelişimlerine; sıla-i rahim bağlarının güçlenmesine
imkân tanıyan zaman dilimleridir. Allah Resûlü (s.a.s):
“Rızkının bol, ömrünün bereketli olmasını arzu
eden, akrabalık bağını devam ettirsin.”6
buyurmaktadır. O halde, tatillerde anne babamızı ve
akrabalarımızı da ziyaret edelim. Dinî, ahlaki ve sosyal
sorumluluklarımızı göz ardı etmeyelim. Tatillerimizi,
kulluğumuzu unuttuğumuz, günahlara kapı
araladığımız zamanlara dönüştürmeyelim.
Sözümüzün sonu hutbemin başında okuduğum şu
hadis-i şerif olsun: “İki nimet vardır ki insanların
çoğu, onları değerlendirme hususunda aldanmıştır.
Bunlar; sağlık ve boş vakittir.”https://dinhizmetleri.diyanet.gov.tr/Documents/S%C4%B1la-i%20Rahimle%20Bereketlenen%20Tatil.pdf
Üzgünüz, herhangi bir yanıt bulunamadı.