MÜSLÜMANIN HAYATINA YÖN VEREN REHBER: SÜNNET-İ SENİYYE
Muhterem Müslümanlar!
Hayat rehberimiz Kur’an-ı Kerim; Rabbimizi
bizlere tanıtan, yaratılışın hikmetini, hayatın gayesini
öğreten ilahi mesajdır. Hak ile batılı, doğru ile yanlışı
ayırt eden bir kılavuzdur. Kalplere şifa, gönüllere
rahmet, ruhlara sekinettir. Sünnet-i seniyye ise;
Kur’an’ın hayata yansımış, imanın pratiğe dönüşmüş,
İslam’ın vücut bulmuş halidir. Hutbemize başlarken
okuduğumuz ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle
buyurmaktadır: “Resûlüm! De ki: Eğer Allah’ı
seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin ve
günahlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah bağışlayan
ve merhamet edendir.”1
Aziz Müminler!
Peygamber Efendimiz (s.a.s) bir hadis-i
şeriflerinde, “Kim benim sünnetimi yaşatırsa beni
sevmiş olur, kim de beni severse cennette benimle
birlikte olur”
2 buyurmaktadır. Sünnet üzere yaşamak;
Cenâb-ı Hakk’ı herkesten ve her şeyden çok sevmek,
O’nun emirlerine uymak, yasaklarından kaçınmaktır.
Kur’an-ı Kerim’i gönlümüze ve hayatımıza
nakşetmek, İslam ahlakını kuşanmaktır. Sünnet üzere
yaşamak, ailede sevgi ve muhabbeti hâkim kılmaktır.
Ticarette helal-haram hassasiyetini gözetmek,
doğruluk ve dürüstlükten ayrılmamaktır. Sünnet üzere
yaşamak; hayatı birbirimize yaşanılır kılmak, elimizle
ve dilimizle kimseye zarar vermemektir. Sünnet üzere
yaşamak; ümmet bilinciyle hareket etmek, birbirimizi
Allah için sevmek, bir binanın tuğlaları gibi
kenetlenmek, sevincimizi ve hüznümüzü
paylaşmaktır. Sünnet üzere yaşamak, iki günü
birbirine denk olmadan bir ömür sürmektir.
Kıymetli Müslümanlar!
Dün olduğu gibi bugün de insanlık, Allah
Resûlü (s.a.s)’in çağlar üstü mesajlarına muhtaçtır.
Onun sünneti; her yüreğe dokunan, her insana hitap
eden, her topluma yol gösteren güzellikler
barındırmaktadır. Bu husus Kur’an-ı Kerim’de şöyle
ifade edilmektedir: “İçinizden Allah’ın lütfuna ve
ahiret gününe umut bağlayanlar, Allah’ı çokça
ananlar için hiç şüphe yok ki, Resûlullah’ta güzel
bir örneklik vardır.”
3
Değerli Müminler!
Bize düşen; Allah’ın emirlerini, Resûlullah
(s.a.s)’in sünnetini, her şeyden daha önemli ve daha
değerli görmektir. Peygamberimiz (s.a.s)’in güzel
ahlakını hayatımızın her alanına aktarmanın
gayretinde olmaktır. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in
sevgisini çocuklarımız ve gençlerimizin gönlüne
nakış nakış işlemeye daha fazla özen göstermektir. Şu
hususu unutmayalım ki, Allah Resûlü (s.a.s)’in
sünnetini dikkate almadan Kur’an-ı Kerim’i anlamak,
İslam’ı yaşamaya çalışmak, Allah’ın rızasına ve
sevgisine nail olmak mümkün değildir.
Hutbemizi Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in
Veda Hutbesindeki şu uyarılarıyla bitirmek istiyorum:
“Size iki şey bırakıyorum. Onlara sımsıkı
sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız.
Bunlar, Allah’ın Kitabı ve Peygamberinin
sünnetidir.”
Üzgünüz, herhangi bir yanıt bulunamadı.